Bu hikaye taslağını formatına mı dönüştürelim, yoksa üzerine bir sosyal medya serisi mi kurgulayalım?
Moderatör söze başladı: "Bugün tabağınızdakini değil, o tabağı dolduran duyguyu konuşalım." Bir Grup Terapisi Hikayesi Psikodiyet
Aynadaki yabancıya duyulan sebepsiz kızgınlıktı. Bu hikaye taslağını formatına mı dönüştürelim
Selin odadan çıkarken su şişesini o kadar sıkı tutmuyordu. İlk defa, tabağını doldururken kendisini de beslemeyi deneyecekti. Çünkü zayıflamak bir rakam meselesi değil, kendiyle barışma hikayesiydi. tabağındaki her lokmanın bir hatıraya
O an odadaki hava değişti. Selin, suçluluk duygusunun paylaşıldıkça hafiflediğini hissetti. Psikodiyet seansı ilerledikçe, tabağındaki her lokmanın bir hatıraya, bir öfkeye ya da bastırılmış bir hayale denk geldiğini keşfettiler: Midenin değil, ruhun bağırmasıydı.
Sıra Selin’e geldiğinde sesi titredi. "Dün gece yine oldu," dedi. "Mutfak lambasını açmadım bile. Karanlıkta, tezgahın başında ne yediğimi anlamadan tıkındım. Karnım aç değildi ama içimdeki o kuyu... O hiç dolmuyor."