Г–mгјr Denen Gariм‡p Yolda Yгјrгјyorum Dalgin Dalgin < 90% PREMIUM >
Yolcu bir an durup etrafına bakmış. Kuşların sesini ilk kez o an duymuş, rüzgarın serinliğini ilk kez o an teninde hissetmiş.
Yaşlı adam seslenmiş:— "Evlat, yol uzun ama sen yolda değilsin sanki. Nereye bu gidiş?" Yolcu bir an durup etrafına bakmış
Yaşlı bilge, elindeki elmadan bir ısırık daha alıp gülümsemiş:— "Bak evlat," demiş, "Çoğu insan yolu bitirmeye çalışır, o yüzden yolu göremez. Sen dalgınsın çünkü ya geçip gittiğin yerlerde kaldın ya da henüz varmadığın yerlerin hayalindesin. Oysa yol, tam şu an bastığın topraktır." Nereye bu gidiş
Bu dize, Anadolu'nun gönül dili Aşık Veysel’in "Uzun İnce Bir Yoldayım" eserinin derinliğini hatırlatıyor. Ömür yolunda "dalgın dalgın" yürümek, aslında insanın kendi iç dünyasına yaptığı o sessiz yolculuğu anlatır. İşte bu temadan ilham alan kısa ve anlamlı bir hikaye: Dalgın Yolcu ve Yaşlı Bilge Bizim dalgın yolcu
Yolcu durmuş, şaşkınlıkla bakmış:— "Bilmiyorum amca," demiş. "Ömür denen bu garip yolda yürüyorum işte. Ama kafam o kadar karışık, o kadar dalgınım ki, bazen ayaklarımın yere değdiğini bile hissetmiyorum."
Bu hikaye bize, hayatın sadece hedeflerden ibaret olmadığını, asıl mucizenin o "garip yolun" kendisinde ve şu anki adımımızda gizli olduğunu hatırlatır.
Yolun kenarında, bir çeşme başında oturan yaşlı bir adama rastlamış. Yaşlı adam, elindeki taze bir elmayı büyük bir keyifle yiyormuş. Bizim dalgın yolcu, yaşlı adamın yanından geçerken farkında olmadan derin bir iç çekmiş.
